Geçtiğimiz hafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi(GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Şam’a giderek Suriye Arap Cumhuriyeti Geçici Lideri Ahmed El-Şara ve Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Asad el-Şaybani ile görüşmelerde bulundu.
İki saat süren toplantının ardından yaptığı açıklamada, Kombos, Şam ziyaretinin amacının, "Esad rejiminin devrilmesinden sonra hem ikili düzeyde hem de AB içinde, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin olumlu bir gündemle, Suriye'ye yönelik olumlu bir bakış açısına katkıda bulunma iradesini dile getirmek" olduğunu ve yaptığı görüşmelerden "cesaret verici sonuçlar" alındığını söyledi. Suriye tarafından Güney Kıbrıs’ın nasıl katkıda bulunabileceğine ilişkin herhangi bir fikir ifade edilip edilmediği sorusuna Kombos, “kapsamlı bir görüşme yaptık” dedi ve bunun hem yatırım açısından ikili düzeyde hem de AB içinde hem teknik yardım düzeyinde hem de siyasi düzeyde yardım konularıyla ilgili olduğunu kaydederek baklayı ağzından çıkardı. Rum Yönetimi, Suriye’nin AB ile ilişkilerinin normalleşmesine yardımcı olmaya karşılık Suriye ile MEB anlaşması yapılmasını talep etti.
27 Ocak'ta AB Dışişleri Konseyi, Avrupa'nın Suriye'ye yönelik yaptırımlarının belirli koşullar altında kaldırılması yönünde siyasi bir karar alırken, nihai kararın alınması Güney Kıbrıs ve Yunanistan tarafından bloke edildi. Kıbrıs Rum tarafı ve Atina'nın temel endişelerini 19 Aralık Zirvesi'nde dile getirdiği, Suriye'deki yeni yönetim ile Türkiye arasında, Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesini (MEB) baypas edecek şekilde MEB’in tanımlanmasına ilişkin bir memorandum imzalanması olasılığına karşı tedbirlerin alınmasının gündeme getirildiği öğrenildi. Suriye yönetimine yakın diplomatik kaynaklar, Kombos'un Kıbrıs Rum tarafını ilgilendiren MEB konusunu diplomatik bir şekilde gündeme getirdiğini, Suriye ile Türkiye arasında kıta sahanlığı anlaşması imzalanmasına karşı olduklarını, Suriye’nin GKRY ile işbirliği yapması halinde, Lefkoşa ile Atina'nın onayıyla AB yaptırımlarının kaldırılması için Dışişleri Konseyi'nde bir anlaşmaya varılmasına yardımcı olunacağını bizzat Şara’ya ilettiğini, belirttiler. Aynı kaynaklar, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Birliğin Dışişleri ve Güvenlik Politikasından sorumlu Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın Ankara'ya yaptığı son ziyaret sırasında, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Türkiye'nin Şam ile Münhasır Ekonomik Bölge’nin belirlenmesine ilişkin bir Memorandum imzalama niyetinde olmadığına dair güvence almasının, Kombos'un bu rahatlıkla Suriye yetkililerini tehdit etmesine yol açtığını da bildirdiler. Anavatan Türkiye’nin Esad döneminin yaralarını sarmada göstermekte olduğu çabalara karşılık Suriye’nin Güney Kıbrıs’la kurduğu ilişki her ne pahasına olursa olsun nankörlüktür, ihanettir ve kabul edilemez. Bana göre diğer bir ‘ihanet’ Türk Devletleri Teşkilatı(TDT) üyesi kardeş Kazakistan tarafından sergilenmektedir. Hatırlanacağı üzere TDT Devlet Başkanları 10. Zirvesi, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde, başkent Astana’da 3 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşmişti. Tokayev “Türk Devri” teması altında düzenlenen TDT 10. Zirvesi’ne gözlemci üye Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) katılmasına, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) baskı ve telkinleri doğrultusunda karşı çıkarak; KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ı ülkesine davet etmemişti. Kazakistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Murat Nurtleu ile GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos arasında 24 Mart 2024 tarihinde yapılan resmî görüşmede hava ulaşımı konusunda karşılıklı anlayış memorandumu imzalanmış, Kazakistan ile GKRY havayollarının haftada karşılıklı 7 uçuş gerçekleştirmesine olanak sağlanmıştı. 14 Ocak tarihinde Rum Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü, Büyükelçi Andreas Kakuris, Astana’da Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Roman Vassilenko’yla görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın Güney Kıbrıs’ta büyükelçilik açma ve büyükelçi atanması konusundaki kararını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. 30 Ocak tarihinde ise Güney Kıbrıs’ın Kazakistan’a ilk kez büyükelçi atadığı bildirilerek büyükelçi olarak atanan Petros T. Nakuzis’in, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e güven mektubunu sunduğu açıklanmıştı. Geçtiğimiz Salı günü ise Kazakistan’ın yeni atanan Büyükelçisi Nikolay Zhumakanov Hristodulidis’e güven mektubunu sundu. TDT üyesi kardeş ülke Kazakistan’ın KKTC’yi tanımaktan kaçınırken nispet yapar gibi Güney Kıbrıs’la tesis ettiği üst düzey ilişkiyi içimize sindirmek mümkün değildir. Suriye ve Kazakistan gibi dost ve kardeş ülkelerin ‘ihanetlerine’ hazırlıklı mıyız? diye sormadan geçemeyeceğim. Ancak her halükarda tanınma yolumuzun meşakkatli olduğunun bilinci içerisinde, yılmadan usanmadan, KKTC için, milli davamız için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz…
YORUMLAR