Günlerdir heyecanla beklenen Derbi maçı oynandı ve geride, KARA BİR FUTBOL GECESİ kaldı. Sadece maç sonucuna bakarsak, Galatasaray haklı bir galibiyet, Fenerbahçe ise hakettiği bir mağlubiyet aldı.
Bu maçın öncesi, 90 dakikalık süre, ve oyunla ilgili birçok yanlış yeterince analiz edilmiyor ama koro halinde, Jose Mourinho LİNÇ ediliyor. Nasıl olsa fırsat doğdu diyerek, Mourinho kompleksi içindeki birçok insan sadece bir kişiye yükleniyor.
Maç bitiminden kısa bir süre sonra, ilk görüntü sosyal medyaya düştü, Mourinho Buruk'un burnunu sıkıyor ve o da kendini yumruk yemiş gibi yere atıp bir süre yerde kalıp bayılmış numarası yapıyor. Bu görüntüden hemen sonraki ilk tepkim aynen şöyle oldu, dostlarıma söylediğim cümle, "Bu adam artık Türkiyede bir saat daha kalmamalıdır” şeklindeydi. Hayatı boyunca FAİR PLAY anlayışını savunmuş, futbola Berlin'de alt yapıda başlamış, toplamda 26 yıl içinde yediyüz maça çıkmış, her maçtan sonra rakiplerin ve hakemlerin elini sıkmayı küçük yaşta öğrenmiş eski bir profesyonel futbolcu olarak, bu olaya başka türlü bir tepki vermek bana yakışmazdı.
Ancak kısa bir süre sonra, daha detaylı görüntü ortaya çıkınca benimde olaya bakışım tamamiyle değişti. Eğer Mourinho maç bitince Okan Buruk'un yanına gidip o hareketi yapsaydı, yazacaklarımı kimse hayal bile edemezdi. İyice bakıldığında, hakemlerin elini sıkıp geriye dönen Mourinho Okan Hoca'yı görüyor ve kafasını çevirip yürümeye devam ediyor, tam o sırada işi gücü ortam germek, gereksiz açıklamalar yapmak, TFF ile ilgili konuşmak, Fenerbahçe ve Hocası Mourinho'ya sataşmak olan ve gerçekten Türk futbolunun huzururu kaçıran, Büyük Galatasaray Kulübüne ve bu çok özel ve kıymetli camiaya zarar veren, sonuçta herkesin sabrını taşıran Okan Buruk, yumruğu sıkılı bir şekilde, yürüyen Mourinho'ya tahrik edici davranışta bulunuyor ve birşeyler söylüyor, sonrada Mourinho asla kendisine yakışmayacak ve hiç onaylanmayacak o davranışta bulunuyor. İşte bu ayrıntı ne yazıkki birçok önyargılı kişi tarafından gözardı ediliyor.
İnsan ilişkilerinde kavgalarda, yada mahkemeye düşen anlaşmazlıklarda, bildiğimiz en önemli şeyin, Hakimin ilk dikkate aldığı şeyin, olayda tahrik unsurunun olup olmadığıdır. Bu olayda en büyük suç Okan Buruk'a aittir.
Yoluna devam edip o yumruğunu oyuncularının yanında ve taraftar tribününün önünde kaldırıp, ona çok yakışan zıplamayı yapıp sabaha kadar taklalar atarak bu galibiyeti haklı bir şekilde kutlayabilirdi, ama yapamadı ve Mourinho kompleksi altında kalışı ortaya çıktı. Böylesine bir Kara gecede yaşanan centilmenlik dışı bu olayın yüzde seksen sorumlusu, tahrik ve sataşmayı başlatan Okan Buruk'tur.
Ancak ne olusa olsun, kendini tüm futbol dünyasına kanıtlamış olan Mourinho, rakibinin seviyesine inmemeliydi.
Galatasaray çok büyüktür ve başkadır, Okan Buruk çok küçüktür ve çok başkadır.
Seçildiği günden bugüne kadar, TFF Başkanı ve yönetimine olan inancımı defalarca dile getirdim, yinede aynı inancım devam ediyor, ancak bu maçta görev verilen hakem için alınan kararı kesinlikle kınıyorum, Galatasaray'a sempatisi herkes tarafından bilinen, yönettiği her maçta eleştiri alan ve hiç derbi yönetmemiş yeteneksiz bir hakem müsveddesinin, maçı ne hale getirdiğini hep birlikte gördük. Tamamiyle kritik bölgelerde takdir hakkını Galatasaray lehine kullandı. Futbol oynayan herkes ilk 15 dakikada hakemin niyetini anlar. Her hakem insandır ve hatalar normaldir ama niyet kötüyse iş o zaman farklı bir boyuta yol açar.
İlk 15 dakikada Lemina'ya kart göstermeyen, maç 1:0 devam ederken Kaan'ın eline çarpan top için, devam kararı veren, son dakikada Sallai'nin altıpas içinde Skriniar’ın sırtına çıkıp yere düşürmesine sessiz kalan ve sonuçta kötü oynayan Fenerbahçe'nin iki penaltısını vermeyen bir hakemde kesinlikle iyi niyet aranmaz.
Bu önemli derbinin böyle bitmesinin sebepleri ortadadır. Başta TFF in yanlış hakem kararı, Cihan Aydın denilen kişinin affedilmez yanlışları ve kötü niyeti, tahrik ustası Okan Buruk'un acizliği, Mourinho gibi usta birinin bu tahrik tuzağına düşmesi ve saha kenarında fedai gibi dolaşan, sürekli olarak olay yaratan, takımına zarar veren ve Büyük Fenerbahçe Kulübüne asla yakışmayan Mert Hakan, Kara gecenin baş aktörleri olarak tarihe geçtiler.
Şimdi Fenerbahçe'nin önünde çok önemli Trabzonspor maçı var. Tam anlamıyla OLMAK YADA OLMAMAK maçı, eğer bu maç kazanılırsa puan farkı üçe düşecek ve bence Fenerbahçe Şampiyonluğa ortak olacak, aksi takdirde yine silbaştan süresi başlayacak. Her şey Mourinho'nun sahaya süreceği ilk onbir kararına bağlı, ya inadına yenik düşecek yada başta St Saint Maximin olmak üzere formda ve koşan oyuncular ile sahaya çıkıp Şampiyonluk yarışına devam edecek. Bekleyelim ve görelim.
Tolga Güneş
YORUMLAR